30 Aralık 2015 Çarşamba

Anneciğimin İlk Eseri


Canım Anneciğimin ilk eseri.
Annemle gurur duyuyorum
defne

26 Aralık 2015 Cumartesi

Pınar Ablamla :)


14 Aralık 2015 Pazartesi

:)


Ah Babam yine çekmiş beni :)

Sömestr tatil hediyem şimdiden :))


26 Kasım 2015 Perşembe

Edirne Akşamları...


Emanet Sağlam Ellerde

















Diyorlar bana bunca yüke rağmen bu pozitif enerji?
Diyorum onlara; işte fotoğraf.
Kızımın ve arkadaşlarının yüz ifadesi.
Emaneti koruyan ve kollayan Öğretmenin gururu,
Ve arkalarında kimsenin silmeye gücü yetmediği ve yetmeyeceği
Mustafa Kemal Atatürk.
Emanetlerin sağlam ellerde olduğunu bilmenin huzuru ile ben.
Bize her gün 24 Kasım.
Allah razı olsun.
Sabih Samur

Aydın Toprak  Sabih Bey bu güzel duygu ve düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. Umarım bu minik kalplerdeki sevgi, yüzlerdeki tebessüm hiç bitmez.

21 Kasım 2015 Cumartesi

Antalya Belek G 20 & Edirne Karaağaç G 2 :)



Babamı Kız Tavlasında yenerken :)
Defne

GÜNAYDIN :)


Güne "Günaydın" diyelim yaşanılan tüm coğrafyalardan...
Günaydın Türkiye,
Günaydın KKTC,
Günaydın sesimizin ulaştığı, Türk'ün yaşadığı her yer.

Sinemadayız :)


Arkadaşlarımla Margi Sinemadayız :)

15 Kasım 2015 Pazar

babamı yendim :)

inanamıyacaksınız ama tavlada üst üste sabih samuru yendim :)

Zaman Tüneli :)



Edirne Margi Hotel Zaman Tünelinde :))

Herkesin bir 2023'ü var


Herkesin bir Cumhuriyet hesabı,
Herkesin bir 2023'ü var.
Bizim de var.
Kurucu İrade, kurmuş olduğu cumhuriyetin kuruluş gayesi ve temel
taşlarını devam ettirmek kapsamında yeni nesli gerektiği şekilde
yetiştirme kararlılığı ve azmindedir.


Arz ederiz.

Sabih Samur

29 Ekim 2015 Perşembe

Ben bir Ceviz Ağacıyım :)


































Ben bir Ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda...

Şaka şaka Edirne'deyim. :)

Defne


https://youtu.be/07v_jNr2OVY




15 Ekim 2015 Perşembe

Merdiven



Babamın bu Ahmet Haşim yazan şiirli fotoğrafımızı neden paylaştığını şu an ki yaşımla anlamıyorum :(
İlerde anlayarak okuyacağım inşallah.

hi :)


Ben burada yazan İngilizce kelimenin karşılığını biliyorum :)

4 Ekim 2015 Pazar

Blues Brothers :)


3 Ekim 2015 Cumartesi

http://www.dimesclub.com



www.dimesclub.com

Ben Dimes içiyorum. Ya siz?

Defne Samur

18 Eylül 2015 Cuma

7 Eylül 2015 Pazartesi

Öğretmenim öğrenci olmuş


Öğretmen Akademi Vakfı (ÖRAV) tarafından 3-4 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenen

"Öğrenen Lider Öğretmen" seminerinden bir görüntü.

O öğretmen benim öğretmenim.

Sanırım BOKS Spor Branşı Bana Göre değil :)


Sanırım BOKS spor branşı bana göre değil.
Ben YOGA ile ilgileniyorum :)

5 Eylül 2015 Cumartesi

Abim Üniversiteye başlayınca üçlü koltuk bana kalacak, yaşasın :)


Abim Üniversiteye başlayınca üçlü koltuk bana kalacak, yaşasın :) Defne

3 Eylül 2015 Perşembe

Rauf Denktaş'ı okuyup onu yakından tanıyacağım


Babamdan Rauf Denktaş kitabını istedim. Söz verdi getirecek bende hemen okuyacağım.
Defne Samur

22 Ağustos 2015 Cumartesi

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Kahvaltı Toplantısı, Akçay


Evet, herkes hazırsa Kahvaltı Toplantısını başlatıyorum.

Defne Samur
Kahvaltı Heyeti Başkanı

14 Ağustos 2015 Cuma

Biz


Biz kahvaltı öncesi :)


13 Ağustos 2015 Perşembe

Ben Simit Canavarı Değilim :(


Ben ve İstanbul :)


Anneciğim ile...


28 Temmuz 2015 Salı

arkadaşım ve ben


dolma yapıyoruz :)

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Çocuklar Vitrindir


Çocuklar, anne ve babanın yaşam felsefesinin, duruşunun vitrinidir.
Elleriyle, mimikleri ile vücut dili ile...

Edirne'de.

17 Temmuz 2015 Cuma

Bayram Klasiğimiz...


Mutluyuz :)

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Anneciğim ile...


KOMANDO



Defne kol çalışması yaparken "Komando" diyor :)
Babasının Kızı

8 Temmuz 2015 Çarşamba

2 Ağustos'ta Kumburgaz'dayım :)


Kısmetse...

Defne Tatilde


Durmak yok çalışmaya devam :)
Abim Üniversiteye gittiyse benim de gitmem lazım :)

7 Temmuz 2015 Salı

Özçekim yaparken :)


Abimi Takipteyim :)



Abim okuyacağı üniversiteyi görmek için İstanbul'a gitti.
Ama benden kurtulamaz. Biz de İstanbul'a taşınacağız! :)

Büyük Halam ve Ben


Ben ve Büyük Halam Ortaköy'deyiz :)
Aynı boydayız :)

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Kız Babası...


Kız babası…
Kıbrıs’ta vuruşmuş, gazi olmuş, deniz astsubayı, kahraman bir babanın evladıydı. Gölcük’te, lojmanda doğmuştu. Liseyi bitirince Deniz Harp Okulu’na yazıldı. Sevgi’yle tanıştı. Aşık oldu. Evlendi.
*
Görevi gereği denizde yaşıyordu, sürekli seferdeydi. Bazen aylarca gelemez, çiçeği burnunda gelin gözyaşları içinde beklerdi. Sadece asker eşlerinin anlayabileceği, katlanabileceği, çaresiz bir yalnızlıktı bu… Bebeğini de eşinin yokluğunda dünyaya getirdi. Kızları oldu.
*
Haberi aldığında denizin ortasındaydı, içi içine sığmadı, kendini sürekli gülümserken yakalıyordu, demek baba olmak böyle bir duyguydu. Karaya ayak basar basmaz minik kızını kucağına aldı, öptü, kokusunu içine çekti, “ismin Tuğçe olsun” dedi.
Tuğçe gülümsedi.
Dünyalar babasının oldu.
Genç bir çift, güzel bir bebek, önlerinde pırıl pırıl bir yaşam umudu vardı.
*
Tuğçe her denizci çocuğu gibi, babasına hasret büyüdü. Gölcük’teki lojmanın penceresinde oturur, yolunu gözlerdi. Seyir dönüşlerinde ise, bayram havası olurdu. Babasının geleceği sabahı zor ederdi, bütün gece heyecandan uyuyamazdı. Annesi tertemiz giydirirdi. En yeni ayakkabı hangisiyse, o ayakkabı seçilirdi. Saat belli olurdu… O saatte Poyraz Limanı’na koşarlardı. Gemi uzaktan görünürdü ama, ağır ağır yaklaşır, zaman geçmek bilmezdi. Bembeyaz kıyafetiyle gemiden inerken gördüğünde… “İşte benim kahramanım geliyor” derdi, öyle hissederdi. Tören kurallarını, komutanları filan boşverip, kucağına atlardı.
*
Tuğçe büyüdü, üniversitede Yasin’e aşık oldu. Allah’ın emri, peygamberin kavli, tam nişanlanacakları sırada… Asrın iftirası atıldı, o uğursuz dönem başladı. Babası tutuklandı. Bir ay sonra bırakıldı, nişan yüzükleri takıldı ama, babası tekrar tutuklandı, düğün iptal oldu. Ucu açık, sonu belirsiz, kahredici bir süreç başladı.
*
Ne ceza verilecek, kaç sene yatılacak, hukuk söz konusu olmadığı için, kimse kestiremiyordu. İstemeden de olsa kızının en mutlu gününe engel olmak, bir babanın taşıyabileceği yükten ağırdı. Açık görüşte aldı kızını ve müstakbel damadını karşısına, “burada rahat olmamı istiyorsanız, lütfen yuvanızı kurun” dedi. Babanın isteği, bir evladın taşıyabileceği yükten ağırdı ama… Babası için, o sorumluluğu taşıdı.
*
Ağlaya ağlaya Üsküdar evlendirme dairesine gittiler, işlemleri yaptılar. Gelin adayının hıçkırıklara boğulduğunu, konuşamadığını gören memur, genç kızı zorla evlendiriyorlar sanmıştı.
*
Nikah salonuna girdi. Gözüne ilk olarak, o kırmızı-beyaz çelenk ilişti. Kırmızı karanfillerle süslenmişti. Üzerinde beyaz bir çıpa vardı. “Kızıma mutluluklar dilerim” yazıyordu.
*
Nikah masasına oturdu. Gözyaşları yanaklarından süzülüyordu. Nikah memuru babasının ismini sordu. Gölcük’teki Poyraz Limanı’nda koşa koşa babasına sarılan o minik kızın yaşadıkları, film şeridi gibi gözlerinin önünden geçti… Gurur duyduğu ismi fısıldadı, “Cem Aziz Çakmak” dedi. İstanbul, İstanbul olalı böyle nikah görmemişti. Davetliler ayakta alkışlıyor, herkes ağlıyordu.
*
Çıktılar nikah salonundan, el ele, doooru Hasdal askeri cezaevinin yolunu tuttular. İçeri girdiler. Bahçeye. Tuğçe’nin duvağı kapalıydı. Kızını gelinlikle gören baba, bir süre öylece kalakaldı. Birbirlerine bakıyor, konuşamıyorlardı. Sessizliği Tuğçe bozdu, “babacığım duvağımı açmayacak mısın?” dedi. Baba kendine geldi, açtı duvağı, alnından öptü, “ne güzel olmuşsun kızım” dedi, “bir kuğu gibi…”
*
Babasının arkadaşları, tutuklu amiraller, generaller, albaylar alkışlıyordu. Hepsinin aklında, kendi aileleri, kendi çocukları vardı. Çalınan ömürlerini düşünüyor, dişlerini sıkıyor, gülümseyerek belli etmemeye çalışıyorlardı. Aralarında para toplamışlar, hediyeler almışlardı, takı töreni misali, tek tek geline verdiler.
*
Kurmay subaylar, cezaevindeki düğünü en ince ayrıntılarına kadar hesaplamış ve hazırlamışlardı. Çünkü sadece bir saat izinleri vardı. Tutuklu komutanlar karşı karşıya dizilip, koridor oluşturdu, gelinle damat koridordan yürüyerek içeri girdi. Bahçede düğün salonu atmosferi yaratılmıştı. Hasdal cezaevindeki tüm masalar birleştirilmiş, masaların üzerine bahçeden toplanan çiçekler, yapraklar serpiştirilmişti. Düğün pastası vardı. Müziksiz olmazdı. Koramirallerden biri gitar çaldı.
*
Baba-kız yanak yanağa dans etti.
*
Sayılı dakikalar akıp gitti, ayrılık vakti geldi. Komutanlar yine koridor oluşturdu, gelin damat gözyaşlarıyla uğurlanırken, hep bir ağızdan “oğlan bizim, kız bizim” tezahüratı yapıyorlardı.
*
Tam kapıdan çıkarlarken, Tuğçe durdu, geri döndü. “Gelin çiçeğimi atmayı unuttum, bu çiçeği hepinizin özgürlüğü için atmak istiyorum” dedi. Kimse bunu beklemiyordu, adeta ıslık çalmış gibi sessizlik oldu. Hasdal cezaevinin az önceki şen şakrak bahçesinde çıt çıkmıyordu. Tuğçe arkasını döndü, çiçeğini omuzunun üstünden fırlattı. Bir tuğamiral kaptı. Ve, kaptığı gibi tekrar Tuğçe’ye uzattı, “özgürlük çiçeği demir parmaklıklar arkasında kalmasın, lütfen evinde bizim için kurut, sakla, biz özgür kalınca gelip senin evinde görelim” dedi.
*
Tarih boyunca utançla hatırlanacak olan dönemin… Asla unutulmayacak düğünü, böyle sona erdi.
*
Ve Tuğçe, kahrından kanser olan babasını bugün toprağa veriyor.
*
Ramazan mübarek gün, beddua etmeyelim ama… Bu yapılanlar, bunu yapanların yanına kalırsa, zaten bu canlı cenaze ülke için dua etmeye de, beddua etmeye de gerek kalmamış demektir!
Yılmaz Özdil/Sözcü

19 Haziran 2015 Cuma

Biz :)


Oynuyoruz :)


Büyümeye devam ediyoruz :)


15 Haziran 2015 Pazartesi

Onlar Bizden Biri



Onlar Bizden Biri
Cumhuriyetin Çocukları
Defne Samur, Yiğit Samur


Zeka Ucer, Gülsüm Yay, Çaykarali Cemil Karış ve 104 diğer kişi bunu beğendi.

 Vedat Sarpkaya En güzel tablo bu işte


 Özge Tekin Harikalaaarr kep ve cüppe bu kadar yakışabilirdi bir ömür boyu sağlık ve başarılar


 Faruk Mekin Girişmen maşallahlar,


 Latif Akça Allah nazarlardan korusun, Analı babalı büyüsünler Başkan..


 Sabih Samur Amin değerli Kardeşim.


 Meral Erdoğan Maşallah.. Allah bağışlasın Sabih bey üstadım :)



 Tülay Özdem Kutluyoruz, hayırlı uğurlu olsun...


 Cihan Şeker Hayirli olsun masallh allah uzun omurler versin allah bagislasin cumhuriyet cocuklarina dua lazim inlsh dualar ile cumhuriyet kazanildi inlsh smile ifade simgesi


 Ahmet Yorgancıoğlu Allah bağışlasın.Şansları açık olsun.


 Salih Zeki Durmuşoğlu Allah analı ,babalı ve Ülkemizin sevgisi ile yükselmeyi nasip etsin.


 Celal Öcal Allah bağışlasın.